Yazın yavaş yavaş gelmesiyle, Ayvalık’ta tatlı bir coşku kendisini gösterdi. Bu şirin tatil beldesine, ziyaretler gelmeye başladı bile.
Gelenlerin ilgisini fazlasıyla çeken bu şirin tatil beldesinden eliniz boş dönmek olur mu? Biz buna pek ihtimal vermiyoruz çünkü kendine ait yöresel tatları, aksesuarlarıyla hepiniz hayran kalacaksınız.

Ayvalık’ın arka sokaklarıyla meşhur olduğunu herkes bilir. Taşlı sok  aklarını süsleyen Rum evleri ve her köşe başında sizlere selam veren kedilerin arasına kurulan stantlar, Ayvalık’a olan hayranlığınızı arttıracak! Birbirinden güzel aksesuarları, el yapımı ürünleri, antika eşyaların içinde muhakkak kendinize ait bir şey bulacaksınız. Taşlı sokakların arasında, en güzel haliyle karşınıza çıkan kitapçıları gezmek ve o tarihin anısına bir kitap almaya kim hayır diyebilir ki?

Bir de Ayvalık’tan birkaç kilometre uzakta olan Cunda Adası, en güzel haliyle sizleri bekliyor. Ayvalık’ın arka sokaklarındaki gibi, taşlı sokaklarını daha da güzelleştiren stantlarını bütün gün gezebileceğinizin sözünü veriyoruz. Buzdolaplarınızı süsleyecek olan magnetler, muhakkak tarzınıza göre bulacağınız giysilerle hem kendinizi mutlu edecek hem de gezerek keyif alacaksınız.

Yani kısacası, Ayvalık’a gelmişken sevdiklerinize ve kendinize alacağınız; lezzetli zeytin ve zeytinyağıları, el emeği ürünler, otantik dokunuşlarla hazırlanan aksesuarlar, tatilinizin anısına dolabınızı süsleyecek magnetler, Ayvalık’tan döndüğünüzde bile huzur bulmanızı sağlayacak olan deniz kabuklarıyla yapılan tatlı ürünler ve elbette ki Ayvalık Tostu’nun lezzetinin bir daha tatmak isteyenler için, Ayvalık Tost ekmeği sizleri bekliyor. Tost ekmeği demişken, önceki blogumuz olan “Ayvalık Tostu’nun Hikayesi” yazımızdan sizler için hazırladığımız tarife bakarak, kendinizi şımartabilirsiniz…

Ayvalık’ın güzel havasında buluşmak üzere…