Bu haftaki konumuz; “Ayvalık’ta Mutlaka Görmeniz Gereken 5 Müze” fakat biz, önce size Ayvalık’ın tarihçesinden biraz bahsetmek istiyoruz.
Son derece köklü bir tarihe sahip olan Ayvalık, Balıkesir’in en önemli tatil beldesidir. Ayvalık, tarih boyunca “Kydonia”, “Taliani” ve “Cisthna” gibi farklı isimlerle adlandırılmıştır. Çok eski bir yerleşim yeri olan Ayvalık’a ilk yerleşen halk, Misyalılar olarak bilinmektedir. Yunan adalarından göç eden çeşitli milletler, Edremit Körfezi’nde bulunan adalara çeşitli koloniler kurmuşlardır. Fakat korsanlar tarafından sürekli saldırıya uğrayan halk, Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet’in Midilli’yi alması ile birlikte bölgedeki korsan probleminden kurtulmuş; Ayvalık ve Cunda adasına yerleşmiştir.
Rahmi Koç Müzesi
Rahmi Koç Müzesi, diğer adıyla Taksiyarhis Kilisesi uzun bir süre metruk bir şekilde durduktan sonra, restorasyonu gerçekleştirilerek; 31 Mayıs 2014 tarihinde müze olarak ziyaretçilere açılmıştır. Rahmi Koç Müzesi, İstanbul ve Ankara Müzeleri’nin bir benzeri gibi oluşturulmuş, sergilemede ahşap tekneden oyuncaklara, bebek arabalarından zaman ölçüm aletlerine kadar geniş bir koleksiyon ile sergilenmektedir.
Rahmi Koç Müzesi Cunda’nın merkezinde yer almaktadır. Cunda’nın tarihi dokusunun hissedildiği arnavut kaldırımlı sokaklarında gezerken bu müzeye rastlayabilir ve gezebilirsiniz.

Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı
2007 yılında Rahmi Koç’un girişimleri sonrası kitaplık olarak hizmet vermeye başlayan yapı, aslında savaş dönemlerine ait bir kilise ve değirmen. Bu kilise; Edremitli iki keşiş tarafından, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden kısa bir süre sonra kurulmuş ve Aziz Yahya’ya atfedilmiştir. Kitaplık, ismini yaşı nedeniyle gözleri bozulan ve bunun ardından, “Göremediğime değil, okuyamadığıma üzülüyorum” cümlesini kuran Büyükelçi Necdet Kent ve eşinden almaktadır. Kitaplık, Cunda Aşıklar Tepesi üzerindedir. Bulunduğu yer itibariyle aynı zamanda eşsiz bir seyir ve dinlenme noktasıdır.
Cunda’ya geldiğiniz zaman öğle kahvenizi bu tarihi değirmende içebilirsiniz.

Ayazma Kilisesi (Ayvalık Ayazması)
Ayazma adı, “kutsal su” anlamına gelmektedir. Kilise içinde yer alan su, kutsal su olarak kabul edilmiştir. Bir rivayete göre, küçük bir kız çocuğu her gece rüyasında Meryem Ana’yı görür. Rüyasında Meryem Ana burada durup su içmekte ve çocuğa da suyu işaret etmektedir. Daha sonra kazı çalışmaları sonucu burada su bulununca, Ayvalık Ayazma Kilise’si inşa edilmiştir. 2001 yılında ise Kültür Bakanlığı tarafından kamulaştırılmıştır.
Ayazma Kilise’si Ayvalık merkezinde bulunmaktadır. Ayvalık’a geldiğiniz zaman tarihi yüzyıllara uzayanan Ayazma Kilise’sini gezerek, o tarihi dokuyu hissedebilirsiniz.

Anadolu Uygarlıklar Müzesi
Ayvalık Anadolu Uygarlıklar Müzesi’nde, Ayşe ve Necdet Bezmen’in özel koleksiyonlarından seçilen 500’ü aşkın tarihi eser meraklılarına sunulmaktadır. Müzede, Anadolu’nun değişik yerlerine ait Kalkolitik Çağ’dan günümüze kadar uzanan eserler sergileniyor. Koleksiyonda pişmiş toprak, gümüş, bronz, demir, kemik, cam; günlük kullanım ve süs eşyaları ile mermerden heykeltıraşa kadar eserler bulunuyor.
Anadolu Uygarlıklar Müzesini gezmek isterseniz Ayvalık merkezde bulunan Kırlangıç Yaşam Merkezini ziyaret edebilirsiniz.

Küçükköy Kent Müzesi
Küçükköy; eskiden bir köy olan fakat günümüzde mahalle olarak sayılan Ayvalık’a 7 km uzaklıkta bir beldedir.
Köy meydanındaki bir taş evde açılan Kent Müzesi ve Sanat Galerisi; köyün geçmişini, Rum tarihini ve Balkan göçünü konu alıyor. Çeşitli bilgilendirmelerin yanı sıra içinde Balkan objelerinin de sergilendiğinden etnografik müze, yerel yaşam tarihi açısından büyük önem arz etmektedir.
Yolunuz Küçükköy’e düşürse tarihi dokuyu hissetmeniz için sizi de Küçükköy Kent Müzesine bekleriz.
